Posts Tagged “kelime”

â (F.) [ 1 [آ .ünlem edatı ey, hey. 2.iki kelimenin arasına girerek, anlamı
pekiştiren yeni kelimeler türetmeye yarayan orta ek.
a’dâ (A.) [ اعدا ] düşmanlar.
a’dâd (A.) [ اعداد ] sayılar.
â’ik (A.) [ عائق ] engel.
a’lâ (A.) [ اعلی ] en yüksek, en yüce.
a’lâf (A.) [ آلاف ] otlar.
a’lâl (A.) [ 1 [اعلال .hastalıklar. 2.sebepler.
a’lâm (A.) [ 1 [اعلام .bayraklar. 2.özel isimler.
a’lem (A.) [ اعلم ] en iyi bilen.
a’mâ (A.) [ اعمی ] kör.
a’mâk (A.) [ اعماق ] derinlikler.
a’mâl (A.) [ اعمال ] işler, ameller, davranışlar.
a’mâr (A.) [ 1 [اعمار .ömürler. 2.yaşlar.
a’nî (A.) [ اعنی ] yani.
a’râb (A.) [ اعراب ] Araplar, çöl arapları.
a’râbî (A.) [ اعرابی ] çöl arabı.
a’râz (A.) [ اعراض ] belirtiler.
a’sâb (A.) [ اعصاب ] sinirler.
a’sâr (A.) [ اعصار ] yüz yıllar.
a’şâr (A.) [ اعشار ] öşür vergileri, onda birler.
a’şârî (A.) [ اعشاری ] ondalık.
a’vec (A.) [ اعوج ] yamuk, eğri büğrü.
a’ver (A.) [ اعور ] tek gözlü.
a’yâd (A.) [ اعياد ] bayramlar.
a’yân (A.) [ 1 [اعيان .ileri gelenler, eşraf, sosyete. 2.gözler.
a’yün (A.) [ 1 [اعين .gözler. 2.pınarlar.
a’zâ (A.) [ 1 [اعضا .üyeler. 2.organlar.
a’zam (A.) [ اعظم ] en büyük.
âb (F.) [ 1 [آب .su. 2.deniz. 3.ırmak. 4.tükürük. 5.özsuyu. 6.ter. 7.döl suyu.
8.sidik. 9.parlaklık. 10.yüzsuyu. 11.letafet, hava.
âb (F.) [ آب ] Ağustos.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , ,

Comments 2 Yorum Var »

O’Neill bu ilkbahar yaz geçmiş karmaşık toplumların ayırtedici özellikleriyle, yepyeni orijinal yaşam trendlerinin birleşiminden oluşan geniş bir yelpaze ile sokaktaki evrimi sunuyor. Bu çok renkli koleksiyon hem spor, hem klasik, hem seksi hem de gözkamaştıran pozitif, enerjik ve özgün bir görüntü sergiliyor.

O’Neill koleksiyonunda bu yıl ceketlerde popüler stiller var. Dar ve mini kesimleriyle koleksiyonun eşsiz parçaları arasında yeralan ceketler taşlanmış havası verilen kumaşlardan oluşuyor. Tişört ve sweat shirtlerin üzerinde yazılar hakim. Kısa kollu tişörtlerde çarpıcı ve renkli resimler, fotoğraflar, farklı kültürlerden ilüstrasyonlar bulunuyor. Kot serisi ise ceket ve pantolonların üzerinde bulunan yazılarla renkleniyor.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , , , ,

Comments Yorum yok »

Yılmaz Erdoğan, 1967, Hakkari.
İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara´da tamamladı. İTÜ İnşaat Mühendisliğini kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu.Tiyatroya Ferhan Şensoy´un ‘Nöbetçi Tiyatrosu’nda başladı, daha sonra Levent Kırca´nın ‘Olacak O Kadar’ adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı.

TRT´de yayınlanan ‘Umut Taksi’ adlı diziyi yazdı ve bu dizide oyuncu olarak rol aldı. · Tiyatroda dolu dizgin giden Erdoğan daha sonra Türkiye´nin en büyük oyuncu kadrosuna sahip olan ‘Gereği Düşünüldü’ isimli oyunu yazdı; bu oyun 4 yıl kapalı gişe oynadı.Bu oyundan sonra tiyatro çalışmalarına Yasemin Yalçın Tiyatrosu´nda başlayan Yılmaz Erdoğan ‘Haşlama Taşlama’ ve yine bu tiyatroda 5 yıl sahnelenen ‘Kadınlık Bizde Kalsın’ adlı oyunları yazdı.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , ,

Comments Yorum yok »

Bu kitapta karşımıza çıkan, geçmişten olduğu kadar gelecekten de beklenen günler…
Öyküler ise geçmişe dair bir ses taşımalarına rağmen, biçim olarak geleceğe yönelik daha çok.
O günler geldiğinde bu öyküler yakılacak mı yakılmayacak mı bilinmez ama Başar Başarır’ın arayışları sürecek gibi görünüyor.Türkçe’yi istediği şekle sokmaktan yana bir yazar o. Kelimeler sanki birer hamur parçası, öyküsünü anlatırken yoğuracağı. Her öyküde farklı bir dünya yaratmayı, farklı bir dille, alışılmış anlatım kalıplarının dışına çıkmayı amaçlıyor. Bu arada anlatmayı istediklerinden de vazgeçmiyor asla. Bazen bahçe makasıyla alçılarını kesen inatçı kahramanları oluyor öykülerin, bazen bir köprüde buluşuyor yoladam ile yokkadın, bazen beklenmedik, umulmadık sonlar karşılıyor okuyucuyu, bazen gerçeküstü, bazen gerçeğin ta kendisi hâkim oluyor satırlara. Muzip, zekice, duygulara seslenen ama onları asla sömürmeyen öyküler var bu kitapta. Biraz masalsı belki… Getirin O Günleri Yakalım Bu Öyküleri, edebiyatseverlerin kaçırmaması gereken bir okuma zevki sunuyor.

Tags: , ,

Comments Yorum yok »

Büyük emek harcadınız ve bir web sitesi yaptınız ancak bu web sitesinden para kazanamıyormusunuz işte size para kazanmanız için birkaç affilite sistemi..

Sizlere ilk olarak Google Adsense ‘yi tanıtacağız

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , , , , ,

Comments Yorum yok »

Arapça, Hami-Sami Dil Ailesi’nin Sami koluna mensup bir dildir. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika’da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran’da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.

Kuran-ı Kerim’in Arapça olması nedeniyle Arap dili İslâm dininde özel bir yere sahiptir.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: ,

Comments Yorum yok »

Şiir : İbrahim Sadri - İstanbul’a Kar Yağıyordu

Yetmişdokuzun kışıydı
Sertti, soğuktu
İstanbul’a kar yağıyordu
Kömür yanıyordu sobalarda
Geceleri polisler, bekçiler oluyordu
Bir de biz oluyorduk
Ölümüne üşüyorduk ha,
Yalan yok, polisler de üşüyordu
Onaltı yaşındaydım
Herşeyi bükecek bileğim vardı
Onaltı yaşındaydım
Aslan gibi ortadaydım
Gündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasına
Senin için şiirler
Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için
Kahrolsun yazacak kadar adamdım
Onaltı yaşındaydım
Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden
Ne de birileri kahroluyordu
Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden
Onaltı yaşındaydım
Yalan yok
Ben yazmaya böyle başladım
Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti
Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer
Yıkıldı gitti
Şimdi güzel kağıtlara yazıyorum
Kocaman laflar ediyorum
Marşlar biliyordum
Kitaplar okuyordum
Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan
İstanbul’u seviyordum
Seni seviyordum
Dualar öğreniyordum
Meydanlarda toplanıp bağırıyordum
Herkes gibiydim
Herkes kadar cesur
Herkes kadar korkak
Herkes kadar filinta delikanlı
Ve herkes kadar buralı
Yetmişdokuzun kışıydı
Sertti soğuktu
İstanbul’a kar yağıyordu
Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken
Haliç’in arkasında toplanıyorduk
Gece adamı içine çekiyordu
Biz geceyi içimize çekiyorduk
En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları
Herkes beni seviyordu
En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa
Coğrafya defterimin arkasına
Bunu kimse bilmiyordu
Sizin evin duvarına “kahrolsun” diye yazıyordum
Ve hızla kaçıyordum
Sizin evin duvarına birkez olsun
“Seni seviyorum” diye yazamadım
O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu
Dedim ya
Yetmişdokuzun kışıydı
Sertti soğuktu
İstanbul’a kar yağıyordu


Şiir : İbrahim Sadri Yalan

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Comments Yorum yok »

“Hayati Bey, genç öğretmen Erol

beyle namaz sonrası tanışırlar. Cami

karşısındaki çay bahçesinde başlayan sohbetleri Hayati Bey’in yazıhanesinde devam eder. Söz, cinlerin konuşmasının insanlardan farklı olduğuna gelir.

Hayati Bey, şeytanın sessiz

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: , ,

Comments Yorum yok »

1