Posts Tagged “kapak”
Fatih Tarafından Astroloji Kategorisine Yazıldı
YUVARLAK OMUZ HATLARIYLA VE UZUN KİRPİKLERİYLE BALIKLARI TANIMAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Uzak ufuklara bakan denizci edasıyla salına salına yürüyen Balıklar, dünyaya insanları mutlu etmek için gelmişlerdir. Genelde kırık kalpleriyle ortallkta dolaşan Balıkları mutlu etmek için herkes seferber olur.Hüzün dolu bakışları, kalplerinin sıcaklığım taşırken mutsuzluklarını belli etmekten hoşlanmazlar. Şiirsel konuşmasıyla ve fantastik giyim tarzıyla Zodyak’ın diğer elemanlarından kolaylıkla ayrılabilirler.
GİYİM STİLİ
Balıklar’ın imajı romantiktir.
Erkek Balıklar kadife ceketler giymekten hoşlanırken kadınları ise moda evlerinden çıkmış nostaljik tarzları tercih ederler. Özel günler için gardıroplarında antika birkaç parça kıyafetleri mutlaka bulunur. Yumuşak, tenlerine batmayan kumaşlardan kıyafetler seçerler. Pelerinler, enteresan şapkalar, üzerleri balık figürlü dizaynlar adeta Ortaçağ’ı andıran bir stil Balıklar’ın hoşuna gider. Denizi çağrıştıran her rengi kıyafetlerinde kullanırlar.YÜZ YAPISI
Gür saçlarını dağınık şekilde bırakmaktan hoşlanırlar.
Genelde kıvırcık veya dalgalı saçları, koyu kumral, kestane rengi olabilir. Balıklar’ın gözleri ön plandadır. Gerek bakışlarıyla gerek gözlerinin büyüklüğüyle ve uzun kirpikleriyle hemen dikkati çekerler. Akrepler’in aksine bakışları son derece yumuşaktır. Karşılarındakini dinlerken göz ifadeleriyle konuşurlar. Genellikle göz kapaklan gözlerinin üzerine düşük olur. Hafif topluca olan yüzlerindeki uzuvlar o kadar dengeli oturmuştur ki burun, ağız, kaşlar son derece simetriktir. Kemerli bir burun dikkat çekebilir. Bu onlara eski Yunan heykellerinde bulunan nostaljik bir güzellik katar.
VÜCUT YAPISI
Günlük yaşantıdan uzak, hayaller içinde dalgın bir şekilde yürüyenlerin genelde Balık burcundan oldukları söylenir.
Pozitif düşüncelerle dolu, hayatın stresinden uzak yaşadıkları için varlıkları diğer insanlara tuhaf gelebilir. Balık burcu ayakları temsil ettiği için bekleme pozisyonlarında sürekli ayaklarıyla oynarlar. Genelde ayaklarını çapraz tutarlar. Vücutlarına çok önem vermeyen Balıklar kilo alma problemleriyle sürekli karşı karşıya gelirler. Kilolarına rağmen vücutlarını çok dengeli kullanıp Zodyak’ın en iyi dansçıları seçilirler. Yaratıcılıklarını yeni dans figürleri oluşturmak için kullanırlar.
Sayfanın Devamını Oku »
Tags: balik, desenler, erkek, evler, huzur, kalp, kapak, kilo alma, Moda, Mutsuz, okuma, ölüm
Yorum yok »
Fatih Tarafından Astroloji Kategorisine Yazıldı
NARİN AYAK BİLEKLERİNE SAHİP KOVALAR ILIK BİR RÜZGARIN ARDINDA SALINIRCASINA YÜRÜRLER…
Sürekli değişen, dakikası dakikasına uymayan halleri ile karışıklıklara neden olurlar. Yakın ilişkiler kurmak hoşlarına gider fakat hiç nedensiz çevresindekilerden koparak yalnız kalmak isteyebilirler. Bu bir çeşit enerji depolama, kendini sorgulama dönemidir.
GİYİM STİLİ
Anı yaşadıkları için modanın dışında kendi tarzlarını bulurlar.
Garip ve ilginç bir giyim zevkleri olur. Her haliyle kendisine özgüdür. Canlı renkleri severler, özellikle elektrik mavisi, açık turkuaz ve yeşil tonlar tercihleri arasındadır. Morlardan ve lilalardan ela zaman zaman hoşlanırlar. Kıyafetleri ve aksesuarı haleti ruhiyelerine göre değişir. Eski ile yeni arasında değişik modelleri ve eşyaları bulurlar. Saten ve ipek gibi yumuşak dokuları severler. Kovalar modern tarzın yanı sıra Ortaçağ - Rönesans veya eski devre ait egzantrik kıyafetler ile de ortada dolaşabilirler! Onlar değişiktir…
Sayfanın Devamını Oku »
Tags: burçlar, desenler, evler, kapak, Moda, renkler, resim, Resimler, terazi, uzay, Yükselen
Yorum yok »
Fatih Tarafından Guzellik Kategorisine Yazıldı
Jennifer Lopez gibi çekici olmak için bazı hileler yapmak yeterli oluyor. Antalya’daki Aden İGS firmasının güzellik uzmanı Tülin Gözde, bu makyaj hilelerini 7 adımda özetledi. İşte Jennifer Lopez çekiciliğini yakalamanın 7 adımı…
1. Krem şeklindeki fondötenden yüzünüze bir parça sürüp parmak uçlarınızla yüzünüze yedirin. Fondötenin üstüne kesinlikle pudra sürmeyin.
2. Göz makyajına başlamadan önce göz kapağınızın çevresine yüzünüze sürdüğünüz fondötenden bir ton açık başka fondöten sürün. Göz altına hafifçe pudra sürün.
Sayfanın Devamını Oku »
Tags: Allık, elma, göz makyajı, kapak, krem, makyaj, pudra, rimel, ruj
1 yorum Var »
Fatih Tarafından Guzellik Kategorisine Yazıldı
Her gün sürekli aynı makyajı uygulayıp durmaktan bıktıysanız, o zaman bir değişikliğin tam sırasıdır. İşte görüntünüzü bozmadan, kendinizde değişiklikler yapmanı yolları… Sürekli aynı tonlarda makyaj yapıyorsanız, farklı tonları denediğinizde, gözünüz alışkın olmadığından kendinizden emin olamayabilirsiniz. Farklı bir şey istiyorsunuzdur, ama aynaya baktığınızda gördüğünüz yüz size ait değilmiş gibi hissedebilirsiniz. Sırf bunla kalsa gene iyi, bir de etrafınızdakilerin yorumları var tabii. Aslında bu hepimizin zaman zaman yaşadığı bir ikilemdir: Değişiklik yapmak isteriz ama bunu, kendimizi rahatsız ve tuhaf hissetmeden nasıl başaracağımızı bir türlü bilemeyiz.
İşte önerilerimiz…
Sayfanın Devamını Oku »
Tags: akil, Allık, göz makyajı, kapak, makyaj, pudra, renkler, rimel, ruj, solaryum
Yorum yok »
Fatih Tarafından Guzellik Kategorisine Yazıldı
Göz altı morlukları ve gözaltı torbaları, kadınların karşılaşmak istemediği durumlardır.
Alman Nişantaşı Kliniği dermatoloji uzmanlarından Dr. Belma Bayraktar göz çevresindeki derinin yüz derisinin diğer kısımlarından üç kat daha ince ve daha az yağ bezlerine sahip olduğunu belirterek, bu bölgenin bakımının dikkatli yapılması gerektiğini söylüyor.
Sayfanın Devamını Oku »
Tags: alkol, dermatoloji, elma, göz çevresi, kapak, loji, makyaj, tedavi
Yorum yok »
Fatih Tarafından Eğlence Kategorisine Yazıldı
Ayşe Ajda Pekkan, 12 Şubat 1946 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Rıdvan Pekkan deniz binbaşısı, annesi Nevin Dobruca ev hanımıydı. Babasının görevi dolayısıyla çocukluğu Gölcük’te, Amerikan askerlerinin ailelerinin arasında geçti. Modern bir ortamda ancak ailevi sorunlar arasında geçirilen çocukluk Ajda Pekkan’ın gençliğini etkileyen önemli bir dönem oldu.
Şarkıcı olmak için büyük heves taşıyan Çamlıca Kız Lisesi öğrencisi Ajda Pekkan, kardeşi Semiramis’in de desteğiyle 1962 yılında dönemin en popüler gece klubü Çatı’nın sahibi olan İlham Gencer’e ulaştı. İlk olarak seslendirdiği Mina’nın “Il Cielo In Una Stanza” şarkısıyla kendini kabul ettirdiği Çatı gece klubünde Los Çatikos topluluğu eşliğinde bir müddet sahne çalışması yaptı. 1963 yılında bir aile dostlarının teşvikiyle Ses dergisinin, sinemaya yeni yüzler kazandırmak amacıyla açtığı kapak yıldızı yarışmasına katıldı. Ediz Hun’un erkekler dalında birinci, Hülya Koçyiğit’in bayanlar dalında ikinci olduğu yarışmada, birinci seçilen Ajda Pekkan’ın profesyonel kariyeri böylece başlamış oldu.
Tags: bayan, erkek, genc, kapak
1 yorum Var »
Fatih Tarafından Eğlence Kategorisine Yazıldı
Mor ve ötesi 1995 yılının Ocak ayında Kerem Kabadayı, Harun Tekin, Derin Esmer ve Alper Tekin tarafindan kuruldu. Daha önce çeşitli gruplarda bir arada çalışmış olan bu dört kişinin hedefi, kendi bestelerini yaparak varolmayı başarmaktı. Kurulduğu yılın ilk yarısını şarkı yazımı ve düzenlemeleri üzerinde çalışarak geçiren grup, aynı yılın Ağustos ayında sekiz şarkılık bir kayıt yapmak üzere Stüdyo Spectrum’a girdiğinde ilk albümünü kaydettiğinden habersizdi.
mor ve ötesi’nin bu kayıttaki amacı bestelerini düzgün bir şekilde kaydedip elle tutulur hale getirmekti. Oldukça zorlu geçen stüdyo süreci, sekiz gün (64 saat) sürdü ve ortaya çıkan sonuç grubu bir plak şirketi aramaya itti. Ada Müzik, uzun süren görüşmelerden sonra albümü yayınlamayı kabul etti ancak grubun gönlü albümü o haliyle çıkarmaya razı olmadığından, eldeki iki yeni şarkı da 1996′nin Ocak ayında kaydedilerek albüme dahil edildi. Albümün görsel tasarımı Ali Soner ve etkileyici kapak fotografını da çeken İlker Alp’in yardımlarıyla hazırlandı. Grubun ilk albümü “Şehir”, aynı yılın Haziran ayında piyasaya çıktı.
Sayfanın Devamını Oku »
Tags: arama, fal, kapak
Yorum yok »
Fatih Tarafından Kütüphane Kategorisine Yazıldı
Zamanın iyi ve üretken olarak kullanıma konusunda zaman zaman kurslar düzenleniyormuş. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı öğretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine:
“Hadi, küçük bir sınav yapalım” demiş. Ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş. Kavanozda taş parçası için yer kalmayınca sormuş:
“Kavanoz doldu mu” Sınıftaki herkes,
“Evet, doldu” yanıtını vermiş.
“Demek doldu ha” demiş hoca. Hemen eğilip bir koca küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun tepesine dökmüş, kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmişler. Yeniden sormuş öğrencilerine:
“Kavanoz doldu mu?” İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler,
“Hayır, tam da dolmuş sayılmaz” demişler.
“Aferin” demiş zaman kullanım hocası. Masanın altından bu kez de bir koca dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş. Ve sormuş yeniden:
“Kavanoz doldu mu?”
“Hayır dolmadı!” diye bağırmış öğrenciler. Yine “Aferin” demiş hoca. Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış. Sormuş:
“Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?” Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış:
“Şu dersi çıkarttık. Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz.”
“Hayır” demiş öğretmen. “Çıkartılması gereken asıl ders şu: Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız. Ve tabii, herkesin kendi kendisine sorması gereken soruyu sormuş:
“Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?”
Ya biz? Kaya parçalarına öncelik veriyor muyuz?
Tags: kapak, kavanozlar, kavonaz, Kütüphane
Yorum yok »
|