Fatih Tarafından Cafe Kategorisine Yazıldı
Gökten üç liman düsmüs: Biri Marsilya’ya, biri Antalya’ya, biri de BAHÇE’ye … Ankara’nin orta yerinde, Bahçelievler’de yeni bir yasama alanı. Nefes almak, rahatlamak ve eglenmek için. Limanli Bahçe, üniversite yillarindan bu yana geçen on yil boyunca dostluklarini pekistiren Özgür ve Taylan’in, 2004 yilinin Haziran ayinda Bahçelievler’de hayata geçirdigi yeni bir yasama alanı. Ankara’da yepyeni bir yasam alani … Dinlenmeniz, eglenmeniz, iyi vakit geçirmeniz için tasarlanmis, kendine özgü bir mekan. Bu nedenle Limanli Bahçe’ye kisaca “cafe” demek yetmiyor.
7. caddeye çok yakın aynı zamanda çok uzak.. Caddenin gürültüsünden yoruculuğundan uzak, kendi hareketini kendi yaratan bir mekan. Denizin verdiği rahatlığa bahçelinin verdiği dinamizmini ekleyin:
Adres :
7. Cadde 27. Sok.
No:16
Bahçelievler
Ankara
Tel: 0 312 223 21 12
Tags:
dostluk,
evler,
iman,
Mars
Yorum yok »
Fatih Tarafından Eğlence Kategorisine Yazıldı
1990 sonrası pop müzikteki patlamanın ardından bugüne kalan bir kaç isimden birisi Bendeniz (Deniz Çelik). 25 Temmuz 1973 yılında İsviçre’de dünyaya gelen Bendeniz, Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. Lise öğreniminin ardından tekrar İsviçre’ye dönerek iki yıl boyunca büro işleri alanında bir meslek yüksekokuluna devam etti. Bir süre Türkiye’nin ilk bayan futbol takımı Dostlukspor’da oynadı.
Bu dönemde yapmış olduğu bestelerini somut bir çalışmaya dökmek üzere bir takım olanaklar aramaya başladı. Bir arkadaş toplantısı sırasında tesadüfen orada bulunan Raks Müzik Yapım’dan bir yetkilinin kendisini dinlemesiyle şöhret kapısı aralanmış oldu. Raks ile anlaşarak 3 - 4 aylık yoğun bir çalışmanın ardından kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkardı. Düzenlemelerini Garo Mafyan’ın yaptığı albümden ilk klip, “Ya Sen Ya Hiç” adlı parçaya çekildi. Neslihan Yargıcı’nın hazırladığı ilginç kostümüyle müzikseverlerin hafızalarında “Abajur Kız” olarak yer alırken, albüm, bir milyona yaklaşan tirajıyla büyük başarı kazandı. Diğer yandan “Ya Sen Ya Hiç” adlı klibiyle, dünyanın en büyük müzik televizyonlarından biri olan MTV’nin düzenlemiş olduğu yarışmanın Türkiye elemelerinde dört iddialı klibi geride bırakarak Avrupa elemelerine katılmaya hak kazandı. 19 ülkeden 19 klibin yer aldığı yarışmada Türkiye’yi temsil ederek 11. sırada yer aldı.
Sayfanın Devamını Oku »
Tags:
arama,
bayan,
dostluk,
sevda,
sözler,
televizyon
2 Yorum Var »
Fatih Tarafından Makaleler Kategorisine Yazıldı
Ahmet ve Nihat adinda iki arkadas varmis. Ayni okulda okuyorlarmis.Ahmet istanbulda yasayan, evi, arabasi yeterince parasi olan biriymis. Nihat memleketten Istanbul’a gelmis zor sartlar altinda yasayarak okuyormus.Bunlar zamanla daha da iyi arkadas olmuslar. Ahmet Nihatin durumuna uzuluyor yardim yollari ariyormus. Nihati evine almis. Yedirmis icirmis. Cebine para koymus. Ustunu giydirmis. Kendine aldigi yeni kiyafetlerini bile ona vermis. Artik beraber gul gibi yasayip gidiyorlarmis. Bir gun Ahmet camdan disari bakiyormus. Karsidan gelen uzun suredir hayran oldugu ve yakinda acilmak istedigi kizi gormus. Ve sonra arkadan Nihat’in onu takip ettigini. Nihat eve gelmis ve Ahmet’e o kizdan cok hoslandigini aralarini yapipyapamayacagini sormus.Ahmet kendisinin de ondan hoslandigini soyleyememis.Arkadasinin uzulmesini istememis cunku. Aralarini yapmis. Derken zamanla okul bitmis. Nihat bir sure sonra Kayseriye vali olmus. Evi arabasi, yati,
kati,bir suru parasi olmus. O kizla da evlenmis. Ama Ahmet tam tersi. Evini arabasini kaybetmis. Butun parasi bitmis. Yatmaya yeri yemeye yemegi kalmamis. Ac sefil gezerken komsulari, -Senin bir arkadasin vardi Nihat diye. O Kayseriye vali olmus, neden ondan yardim istemiyorsun, belki sana bir is verir demisler. Ahmet reddetmis hemen. Bunu kabullenemem demis.Komsular ne kadar israr ettiyse de bir turlu kabul ettirememisler. Ahmet icin daha zor gunler baslamis. Bakmis olacak gibi degil komsularini dinleyip tutmus kayserinin yolunu. Valilige gelmis. Ordaki odacilardan birine Nihat beyi gormek istiyorum demis.Odaci Nihat beyin yanina girmis cikmis ve -Sizi gormek istemiyor. demis. Nasil
olur demis Ahmet.Ona Istanbuldan cok yakin arkadasin Ahmet geldi deyin. Odaci tekrar
gitmis ve,Nihat bey sizi tanimadigini eger daha fazla israr ederseniz
kovduracagini soyledi demis. Ahmet duyduklarina inanamamis. Nasil olur da, yemeyip
yedirdigi, giymeyip giydirdigi, sevdigi kizi bile verdigi can ciger arkadasi Nihat onu tanimaz. Yikilmis bir sekilde valilikten cikip dogru Nihatin evine eskiden hoslandigi kizin yanina gitmis. Belki yardim eder diye. Kapiyi calmis. Birinin gelip durbunden kendine baktigini hissetmis. Ama kapiyi acmamis kadin. Bir kez daha yikilmis. Disari cikip kendini toplamaya calisirken yanina yasli bir amca yaklasmis. Ahmetin durumundan cok etkinlenmis adam. Olayi anlatmasini istemis. Ahmet’te oldugu gibi anlatmis. Adam cok uzulmus. Demis ki..Bak evladim. Seni cok sevdim. Durust bir insana benziyorsun. Bak benim surada bir sarraf dukkanim var. Gel istersen benimle calis. Hem para
kazanirsin hem de yatmaya yerin olur. Ahmet hemen kabul etmis ve calismaya
baslamis. Gel zaman git zaman dukkana baska bir yasli amca gelip gitmeye baslamis.
Cok iyi arkadas olmus Ahmet’le. Birgun bu yasli amca elinde bir kutuyla gelmis dukkana. Bak ben bir yere gidiyorum. Eger 3 ay icerisinde donmezsem bu kutu senindir, istedigin gibi kullan. demis. Ahmet kutuyu almis, odasinda bir yere koymus. 3 ay gecmis, 4 ay gecmis, 6 ay gecmis amca hala gelmemis. Sonunda Ahmet kutuyu acmaya karar vermis. Bakmis icinde, elmaslar, mucevherler, altinlar, bir suru de para varmis. Ne yapacagini sasirmis. Hemen patronuna gidip durumu anlatmis.Patronu da artik o kutunun kendisinin oldugunu istedigi gibi kullanabilecegini soylemis. Bir de oneride bulunmus. -Bak sen bu isi
iyice ogrendin. Gel sana bir kuyumcu dukkani acalim. Gul gibi gecinip gidersin. Hemen dukkani acmislar. Ahmet almis basini yurumus. Ev,araba, yat, kat.Zengin olmus kisacasi. Bir gun dukkana bir anne-kiz gelmis. Kizdan hoslanmis Ahmet. Zamanla gorusmeye baslamislar, derken nisanlanmislar. Dugun vakti gelmis. Davetiyeler hazirlanirken kiz valiyi de cagiralim demis. Ahmet kabul etmemis. Nasil olur demis kiz. Biz bu sehrin ileri
gelenlerindeniz, valiyi cagirmasak olur mu? Ahmet yine kabul etmemis. Kiz israrla neden boyle davrandigini sordugunda anlatmis Ahmet. Sorunun bu sekilde cozulmeyecegini soylemis kiz. Biz cagiralim, o yaptigindan utansin demis. Ve ona da bir davetiye yazmislar. Dugun gunu gelmis catmis. Davetliler tek tek gelirken heyecan icindeymis Ahmet. Nihat’in gelip gelmeyecegini dusunuyormus. Derken esiyle kapida gorunmus Nihat. Ahmet, ilk baslarda gozgoze gelmemeye calismis. Nihat ne yana gitse obur tarafa kaciyormus Ahmet. Hic gozgoze gelmemeye calisiyormus. Dayanamamis birden. Piste cikmis, almis mikrofonu eline. Baslamis anlatmaya. Zamaninda ben durumum iyiyken sevgili valimiz Nihat beyle ayni okulda okuyorduk. O zamanlar Nihat beyin durumu bu kadar iyi degildi. Nihat’i evime aldim. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim.Sevdigim kizi bile ona verdim. Bir gun benim durumum kotulesti. Elimde avucumda ne varsa kaybettim.O kadar zor durumdaydim ki Nihat’a yardim istemeye gittim. Ama o beni tanimadigini soyledi, kovdurdu. Ordan cikip esinin yanina gittim. Ama o kapida benim oldugumu bildigi halde kapiyi acmadi.Sok olmustum. Disariya cikip kendime gelmeye calistigim anda bir amcayla karsilastim. Sagolsun bana bir is, yatacak bir yer verdi. Orada
calisirken cevrem genisledi. Baska bir amcayla tanistim. Gel zaman git zaman o amca elinde bir kutuyla geldi yanima. Bir yere gidecegini 3 ay icerisinde donmezse kutunun benim olacagini soyledi. Gelmedi. Kutuyu actim. Icinde beni bugunlere getiren yuklu
esyalarla ve paralarla karsilastim. Sonra kendime bir kuyumcu dukkani actim. Orada
sevgili nisanlimla tanistim. Ve evleniyorum. Anlattiklarim yalansa yalan desin
Nihat bey.demis ve birakmis mikrofonu. Herkes saskinlik icinde Nihat beye
donmus. Aciyarak bakmislar bir Ahmet’e, bir Nihat’a. Nihat bir cevap vermek
zorunda kalmis. Almis mikrofonu. Baslamis anlatmaya. Evet Ahmet’in soylediklerinin hepsi dogrudur. Yalan diyemem. Zamaninda bana cok yardim etti, hakkini odeyemem. Sagolsun benim mutlu bir evlilik yapmama onculuk etti. Ama esimi zamaninda sevdigini bilmiyordum. Durumunun kotuye gittigini, bir gun bana gelecegini biliyordum.Hep o gunu bekledim. Ve sonundageldi. Onu kapidan kovdurdum dogrudur. Ama niye kovdurdum. Eger ben o zaman ona yardim etseydim gururuna yediremeyecekti. Belki de bir sure sonra intihar edecekti. Iyi bir arkadasimi kaybetmek istemem. Burdan ciktiktan sonra
direk esime gidecegini biliyordum. Hemen esime telefon actim. Ona Ahmet’in gelecegini, kapiyi acmamasini soyledim. Acmadi. Derken bizim evin karsisinda bir sarraf dukkani isleten arkadasim var. Ona hemen telefon actim. Bizim evden cikan bir adam gorurse onu ise almasini yardimci olmasini istedim. Ise aldi, yatacak yer verdi. Bir gun babami gonderdim ona. Canyoldasligi etsin diye. Iyi arkadas oldular. Sonra babama bir kutu verdim Ahmet’e versin diye. O kutu babamin degildi. Benim de degildi. O zaten Ahmet’indi. Ona borcumu hic bir zaman ödeyemem. Ahmet kutuyu aldi. Iyi kullandi ve bugunlere geldi.Bir gun annemle kizkardesimi gonderdim. Durumu nedir bir kontrol edin diye.Orada birbirlerini gorup asik olmuslar, evleniyorlar. Birakmis mikrofonu. Ahmet’le beraber herkes saskinlik icinde kalmis. Bir an gozgoze gelmisler. Derken birbirlerine sarilip ozur dilemisler. Guzel bir dugun olmus, beraberce mutlu yasamislar.
Tags:
dost sözleri,
dostluk,
dostluk hikayeleri,
Makaleler
Yorum yok »