Yorum yaz



 

Aramakla Bulunsaydı 


Oğul babasına:
Babacığım hiç gençliğini arıyor musun?
Adam şu cevabı verir:
Gençlik aramakla bulunsaydı hiç durur muydum sanıyorsun?

Horoz

Çocuk:
- Babacığım, demiş. Bana bir horoz alsan da, sabahları ötüp beni namaza kaldırsa.
Adam:
- Canım oğul, diye cevap vermiş. Senin içindeki horoz ötmedikten sonra, dışarıdaki horozun fayda vereceğini mi sanıyorsun?

Kaza

Yolculardan biri, otobüs şoförünün yanına gider ve namaz vakti geçmeden bir mola vermesini rica eder.
Şoför sinirlenerek:
- Kaza edin efendim, der. Ne olur yani?
Adam, sakin sakin cevap verir:
- Ben kaza etmeden, ya sen kaza edersen?

İnsan

- “İnsan, kâinata hakim bir varlıktır” diyen felsefe öğretmenine, öğrencilerden biri, ÅŸu cevabı vermiÅŸ:
- Tansiyonuna bile hakim olamayan insan, kâinata nasıl hakim olur?

Olmadığı Yeri Gösterin

Materyalist öğretmen, öğrencisine:
- Söyle bakalım, demiş. Allah nerede? Eğer bilirsen portakal vereceğim.
Öğrencinin cevabı şu olmuş:
- Siz bana O’nun olmadığı yeri gösterin, ben size bahçe dolusu portakal vereyim.

Kanaat

Bir talebe, hikmet sahibi bir zât ile sohbet ederken:
- Cennet’te küçük bir yerim olsa bana yeter deyince, o zât ÅŸu cevabı verdi:
- Âhiret için ettiğin kanaati, keşke dünya için de etseydin.

İkisini de Affeyle

Sahabilerden biri Hz. Ebu Bekir’in yanına gelip ona şöyle diyerek bir dua etmiÅŸ:
“Çok günahkârım, benim için dua eder misin?”
Hz. Ebu Bekir Efendimiz de ÅŸu ÅŸekilde bir dua etmiÅŸ:
“Yâ Rabbi, bir günahkâr bir diÄŸerinden dua istiyor, ikisini de affeyle.”

Allah’ın Takdiri

Suriye’ye gelen Hz. Ömer, burada veba salgını olduÄŸunu öğrenince geri dönmek istedi.
Geri dönme kararı aldığı için Hz. Ebu Ubeyde Hz. Ömer’e itiraz etti ve:
“Allah’ın takdirinden mi kaçıyorsun?” diye sordu.
Bu soruya Hz. Ömer’in cevabı ÅŸu oldu:
“KeÅŸke bunu senden baÅŸka biri söyleseydi. Evet, ben Allah’ın bir takdirinden diÄŸer
takdirine kaçıyorum.”

Nasıl Hesaba Çeker?

Biri, Hz. Ali Efendimize (r.a.) gelerek: “Ya Ali! Allah bu kadar insanı nasıl hesaba çeker?”
diye sorduÄŸunda Hz. Ali’den ÅŸu cevap almış: “Nasıl rızıklandırıyorsa, öyle.”

O Büyüktür

Hz. Abbasa soruldu: “Sen mi büyüksün, yoksa Hz. Peygamberimiz mi?” Peygamberimizin amcası olan Hz. Abbas, ÅŸu cevabı verdiler:
“Ben ondan önce doÄŸdum; ama O (a.s.m.) benden büyüktür.”

Nasıl Bilir?

Biri Hz. AiÅŸe Validemize sormuÅŸ: “Ey Mü’minlerin annesi, bir insan kendisinin iyilerden olduÄŸunu nasıl bilir?” Hz. AiÅŸe Annemiz: “Kendisinin kötülerden olduÄŸunu bildiÄŸi zaman,” diye cevap vermiÅŸ. Bunun üzerine aynı ÅŸahıs: “Peki kendisinin kötü insanlardan olduÄŸunu nasıl bilir?” diye sormuÅŸ. Hz. AiÅŸe Annemiz bu kez de şöyle demiÅŸ: “Kendini iyilerden gördüğü zaman.”

Miras

Günün birinde Ebu Hureyye (r.a.) sokakta gördüğü insanlara:
“Burada boÅŸu boÅŸuna ne dolaşıp duruyorsunuz? Mescide koÅŸun; orada Resül-i Ekrem’in (a.s.m.) mirası bölüşülüyor. Siz de alın,” der. Bunu iÅŸiten kiÅŸiler hemen mescide giderler. Ama orada herhangi bir mal varlığının paylaşıldığını göremeyince de geri gelip, Ebu Hureyre’ye (r.a.): “Biz senin söylediÄŸin gibi bir taksim görmedik,” derler. Ebu Hureyre (r.a.):
“Peki ne gördünüz?” diye sorar. Onlar da:
“Mescidde kimi Kur’an okuyor, kimi zikir yapıyor, kimi ilim öğreniyor,” derler.
Bunun üzerine Ebu Hureyre (r.a.) şöyle der: “İşte Resül-i Ekrem’in (a.s.m.) mirası odur…”