“Amerika Diye Bir Yer Yok!” isimli kitabında “inandığım ve karşı çıktığım deÄŸerlere iliÅŸkin bir hayli ÅŸey söylediÄŸimi sanıyorum” diyor Murat Zelan. “Amerika” gerçeÄŸi ve giderek hayatımızın her alanında kendini gösteren “AmerikanlaÅŸmaya” dair yazılarıyla, Türkiye’den ve dünyadan verdiÄŸi örnekleri, gözlemleri ve izlenimlerini sunuyor.
GiydiÄŸimiz “blue jean”den, yediÄŸimiz “hamburger”e, içtiÄŸimiz “Coca Cola”dan “Marlboro” ya kadar hayatımızdaki birçok ÅŸeyde “Amerikanvari” bir yaÅŸam tarzı hakim. Murat Zelan iÅŸte bu kitabında, dayatılan yaÅŸam tarzının bizde ve tüm dünyada ne ÅŸekilde yayıldığına dikkat çekiyor.
Bununla birlikte; Che Guevara’dan Maradona’ya, Muhammed Ali’den Red Kit’e, Malcolm X’den Nasrettin Hoca’ya, Elvis Presley’den Örümcek Adam’a kadar birçok “ünlü” ismin hayatından, geriye bıraktıklarından ve bize öğretilenlerden yola çıkarak yazdığı yazılarıyla soruyor: Amerika diye bir yer var mı?
Türkiye’nin günden güne “yavruvatanamerika” olma yolunda hızla ilerlediÄŸine dikkat çeken Murat Zelan, siyasetten eÄŸitime, ekonomiden reklam piyasasına kadar Amerika’yı örnek aldığımıza ve bununla birlikte ciddi kimlik kaybı içinde oluÅŸumuza dikkat çekiyor.
Peter Bischel adındaki Avrupalı bir masal yazarının “Amerika Yoktur!” baÅŸlıklı masalını hiç duydunuz mu? Masal özetle şöyledir: “Kral, yeryüzünde yeni bir ülke keÅŸfedebileceÄŸini iddia eden küçük bir çocuÄŸu huzuruna çağırır. ÇocuÄŸa, kendi ülkesini keÅŸfetmesi için bir süre tanır. Çocuk saraydan ayrılır ve ülkesini keÅŸfe çıkar. Ancak günlerce, haftalarca yol almasına raÄŸmen Kral’ın ülkesinden dışarı adım bile atamaz. Sonunda iyice yorulur ve artık “dünyada keÅŸfedilecek” yeni bir ülke olmadığı gerçeÄŸine inanmak zorunda kalır. Ama Kral’a söz vermiÅŸtir. Geri kalan süre boyunca ormanda gizlenir. Süre bittiÄŸinde saraya geri döner. Kral, durumu sorar: “Söyle bakalım, keÅŸfettin mi yeni bir ülke?” Çocuk, mahçup olmamak için “Evet” der, “keÅŸfettim”. Kral nerede olduÄŸunu sorar ve çocuk yeni ülkenin hangi yönde olduÄŸunu gösterir. Bunun üzerine Kral bir adamını o yöne gönderir. Adam gider, ancak gittiÄŸi yerde hiçbir ülke olmadığını görür ve çocuÄŸun “yalan” söylediÄŸini anlar. O da bir süre ormanda kalır ve sonra geri döner. Kral, adama sorar: “Söyle bakalım, var mı böyle bir yer?” O sırada çocuk da saraydadır. Adam ve çocuk göz göze gelir. Ve adam Kral’a dönüp “Evet efendim, var!” der. Çocuk bunun üzerine “Amerigo, Amerigo!” diyerek adama doÄŸru koÅŸar. (Kralın adamının adı Amerikan Vespuçi’dir.) Böylece o ülkenin adı da Amerika olarak kalır. Yazar, bundan sonrasını da, bugün Amerika’ya gitmek için uçaÄŸa binenlere pilotların uçakta bu hikayeyi anlattıklarını, onların da tarih boyunca o çocuÄŸu yalancı çıkarmamak için eÅŸe dosta kendi uydurdukları “Amerika Maceralarını” anlattıklarını yazar. Ve bu böylece sürer. Ta ki günümüze kadar!
birey yayınları arasından çıkan “Amerika Diye Bir Yer Yok!” kitabında Murat Zelan, tepkisel üslubu, kendine has yorumlarıyla birçok konuya deÄŸiniyor aslında. “Amerika”nın Amerika olma serüveninden yola çıkarak, dünya ülkelerine karşı izlediÄŸi politika, Körfez Savaşı, 11 Eylül saldırıları ve ÅŸimdi Irak’ta yapılan “özgürlük” adı altındaki iÅŸgale kadar geldiÄŸi noktayı, hayatın her alanından ve tarihi ÅŸahsiyetlerden verdiÄŸi örnekleriyle dile getiriyor. Kendi deyimiyle “su, hava, toprak ve ateÅŸ gibi dış gerçekliÄŸi betimleyen unsurların yanı sıra, insan ruhu gibi iç gerçeklik dahil hiçbir hakikate saygı duymayanları hedef alan” yazılarıyla Murat Zelan, okuyucuya şöyle söylüyor: Amerika Diye Bir Yer Yok!
Yazılar(RSS)