Uçan canlılar arasında kelebekler daha çok kanatlarındaki güzel desenlerle ilgi çekicidirler.
Yapılan son bir araÅŸtırma, harika desenlere sahip kelebeklerdeki üstün aerodinamik yeteneÄŸi ortaya çıkardı. Oxford Üniversitesi’nden Dr. Adrian LR Thomas, Tam 12 yıl boyunca böcek uçuÅŸunun aerodinamiÄŸini inceliyordu.. UçuÅŸ sırasında kanatların havayla nasıl bir etkileÅŸim içinde olduÄŸunu izleyebilmek için özel bir rüzgar tüneli geliÅŸtirdi.
Tamamlanması 3 sene süren bu tünel, yapay bir çiçeğe doğru uçan kelebeğin kanat hareketlerini izlemede kullanılıyor. Kelebek tünelin içinde çiçeğe doğru kanat çırparken kanatlarına doğru renkli duman üfleniyor. Renkli dumanın kanatlarla karşılaştıktan sonra aldığı şekiller incelenerek kanatların havayla nasıl bir etkileşim içinde olduğu anlaşılıyor. Bu arada yüksek hızda kayıt yapan bir dijital kamerayla kelebeğin hareketleri an an kaydediliyor.
Thomas ve yardımcısı Dr. Robert Srygley bu tüneli kullanarak, Kızıl Amiral olarak bilinen Vanessa atalanta türüne ait kelebekleri incelediler. Kelebeğin görüntülerini izlediklerinde böceğin aerodinamik yeteneği karşısında hayrete düştüler. Kanat hareketleri ve duman şekillerini karşılaştıran bilim adamları, kelebeğin değişen hava akımlarına fazla enerji tüketmeksizin, kolayca uyum sağladığını belirtiyorlar. Buna göre, kelebekler hava akımlarını karşılamada o kadar yetenekli ki, kanatlarını 6 farklı şekilde çırpıyor ve döndürebiliyorlar. Kanatlarıyla yaptıkları özel hareketler sayesinde havada minik hortumlar oluşturuyor böylelikle ekstra kaldırma gücü sağlamış oluyorlar. Araştırmalarının sonuçları Nature dergisinde yayımlanan Thomas ve Syrgley, bu konuda şunları söylüyor:
“Kelebeklerin kanat çırpma hareketleri rastgele, kararsız bir gezinme deÄŸil. Bu hareketler geniÅŸ bir dizi aerodinamik mekanizmanın hünerli bir ÅŸekilde kullanılmasından ortaya çıkıyor”Â
Kelebeğin havadaki hareketleri akrobasi uçuşu yapan pilotların hareketlerine benzetiliyor. Dr.Thomas, kelebeklerin bu hareketleri yaparken yorulmadıklarını belirtiyor. Kelebekler, bir atın yürüme, koşma ve dört nala koşma arasındaki geçişleri kolaylıkla yapabilmesi gibi kendi isteklerine göre bir uçuş tarzı ortaya koyabiliyorlar.
Kelebek uçuÅŸundaki bu yetenekte kanatlardaki özel tasarımın yanısıra, kanat hareketlerini düzenleyen sinir sistemi de önemli rol oynuyor. Kanatların hangi hızda ve hangi yönde döneceklerini belirleyen bu sistem, uçaklardaki elektronik sistemlere benzetiliyor. Ancak bilim adamları, kelebeÄŸin sahip olduÄŸu 3000 nöronla bu karmaşık hareketleri nasıl yapabildiÄŸini bir türlü anlayabilmiÅŸ deÄŸiller. Kelebekteki kontrol sistemi en modern uçaklardakinden bile üstün. Nature dergisinde Thomas’ın araÅŸtırmasıyla ilgili bir yorumda ÅŸunlar söyleniyor:
“İnsan yapımı uçan taşıtlar yazılım komutlarıyla kontrol edilirler ancak yazılım tasarımı, yıllar boyu süren insan emeÄŸi sonucu ortaya çıkar ve uygulamaya konması için kuvvetli bilgisayar çipleri gereklidir. Oysa sineklerde örneÄŸin, uçuÅŸ kontrolü muhtemelen sinek beyninde bulunan ve yaklaşık 3.000 nörondan meydana gelen bir kompleksten ortaya çıkar. Bu, sineÄŸe bir ekmek kızartma makinesinin sahip olduÄŸundan daha az kompütasyonel güç kazandırır ama yine de sinekler süper hızlı dijital elektronikle donatılmış uçaklardan daha çeviktirler“.
Yazılar(RSS)