Yorum yaz



 

Kökden Dinci

New York’ta küçük bir çocuÄŸu azgın bir köpeÄŸin diÅŸlerinden kurtaran ve hayvanı boÄŸan iri yarı delikanlının yanına koÅŸan muhabir sormuÅŸ:
- Kahraman Amerikalı, çocuğun hayatını kurtardı diye yazabilir miyim?
- Ben Amerikalı değil Afganistanlıyım, demiş adam.
Ertesi gün gazetede manşet:
‘Köktendinci Müslüman, Central Park’ta bir köpeÄŸi boÄŸdu. FBI olayın El Kaide baÄŸlantısını araÅŸtırıyor…’

Biz Onu da Düşündük

Sakıp Sabancı AÄŸa’ya bir gün demiÅŸler ki : -AÄŸa bu dünyada her ÅŸey güllük gülistanlık. Nereye baksak her tarafta senin ÅŸirketleri, fabrikaları görüyoruz (marSA, yünSa, lasSA, toyotaSA). Burada iÅŸin iÅŸ. Ya diÄŸer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?.. Sakıp AÄŸa gülmüş : -Biz onu da düşündük. Bir tarafımızda iSA, diÄŸer tarafımızda muSA

Bakan ve Basın

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :
-Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 10′da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceÄŸim.
Pazar sabahı saat 10′da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye baÅŸladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehÅŸetle açılmıştı.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :
-Bakan yüzme bilmiyor!

İ(s.a.v.)ız Hayır

Maddi durumu son derece kötü olduÄŸu halde, bol bol ihsan ve yardımda bulunmaya devam eden Hasan b. Sehl’e:
İsrafta hayır yoktur, dediler.
O da şöyle cevap verdi:
Hayırda da israf yoktur.

O da Gelsin

Bestekar Halil Poyraz, kendisini yemeÄŸe davet eden bir dostuna telefon ederek:
Bu gece beni beklemeyiniz Efendim, demiş. İlham geldi onunla meşgulüm.
Arkadaşı cevap vermiş:
Onu da getir üstadım, birlikte yeriz.

İkinci Kim

Bir gün birisi üstat Necip Fazıl’a:
‘Efendim dünyanın en büyük iki ÅŸairini seçmiÅŸler.’ Deyince üstat hemen sormuÅŸ:
İkincisi kim oldu?