“Kütüphane” Kategorisi İçin Arşiv


Her yazdığı olay olan, çok sevilen, çok okunan Orhan Pamuk’un, çocukluğunu ve gençliğini anlattığı “İstanbul: Hatıralar ve Şehir” adındaki yeni kitabı.Türkiye’nin en sevilen yazarının gözünden gençlik yıllarının İstanbul’u.

“Ruhumdaki bu kırılmayı hissediyor, yaklaşan yalnızlığımdan telaşa kapılıyor, içine düşmekte olduğum karanlığın bir hayat tarzı olmasından korkarak herkes gibi olmaya karar veriyordum:
On yedi-on sekiz yaşlarımda bir dönem herkesi güldüren, her fırsatta şaka yapan, herkesle arkadaşça, hatta serserice iyi geçinen bir cemaat adamı gibi gözükmeyi başardım…
Herkesin kafayı fazla takmadan yaptığı şeyleri yapabilmek için niye benim dişimi sıkmam, gayret etmem, sonra da poz yaptığım için kendimden nefret etmem gerekiyordu?”

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

“Röportaj deyince benim aklıma ’soru sorma sanatı’ndan çok ‘merak etmek’ geliyor. İnsanların merak ettiğim yanlarını anlamaya çalışmak ve başkalarıyla paylaşmak.

Neden böyle bir ihtiyaç duyuyorum? Hiç bilmiyorum. Ben meraklı biriyim. Bu işi yapmamın yegâne sebebi bu.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Fransa’nın en büyük modern yazar ve şairleri arasında olan Apollinaire, resim eleştiri yazılarıyla kübizmin, tiyatroda da sürrealizmin isim babası oldu.

Yazarın 1916’da kaleme aldığı ”Katledilen Şair”de biraz da Apollinaire’i andıran bir şair Croniamantal, ana rahmine düştüğü andan itibaren, ‘hiçlikten bir heykeli yontulana’ dek sahnededir hep. Yer yer Rabelais’nin üslubunu andıran eserde, Pablo Picasso, Max Jacob, Marie Laurencin ve dönemin başka ünlü sanatçıları da şöyle bir görünürler.

Tags:

Comments Yorum yok »

Esat Ahmet Koraltan, üzerinde ”Sevgiyi anlatmak en kolayı, yeter ki yürekten olsun.

Seni seviyorum” yazan bir kutu içinde üç kitabını bir araya getirmiş: ”Hikayeden Şiirler”, ”Yol Verdim Dalgalara” ve ”Dokun! Sevgi Uyansın…” Biz, ”Dokun! Sevgi Uyansın…”dan yağmurlu günlere yakışacak ”Yalnızlık” şiirini seçtik: ”Yalnızlık dört duvar / yankılanır sesim / sessizlik dalga dalga / seni getirir. // Can suyudur akşamlar / büyür yalnızlık / sensizlik yudum yudum / dört yanım duvar. // Geceler perde perde / iner üstüme / sessiz uçan tüllerde / rüzgarlarda sen…”

Comments Yorum yok »

Yine Oğlak Yayınları’ndan çıkan yemek - anı kitaplarıyla artık yakından tanıdığımız Deniz Gürsoy, oldukça kapsamlı bir inceleme kitabı olan ”Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz” isimli yeni bir kitaba imza attı.

Kitap, içeriğiyle olduğu kadar biçimiyle de dikkat çekici. Büyük boyut olarak hazırlanan kitap, tarih öncesi topluluklardan günümüze, mutfak kültüründe yaşanan değişimleri inceliyor. Görsel dökümanlarla da desteklenen kitap, Anadolu coğrafyasının mutfak kültürü hakkında bilmek isteyeceğiniz pek çok detay içeriyor.

Tags:

Comments Yorum yok »

Atilla Birkiye, örtülü bir aydın sorgulamasıyla birlikte, roman tarihimizde ilk psikolojik roman kabul edilen ”Eylül” ün izini sürüyor.

Yazar kendi romanı ile ”Eylül” arasında bir bağ kuruyor: ”Romanımla örtüşen çok şey var ‘Eylül’de. (…) Her şeyden önce ‘Eylül’ beni çok etkileyen bir roman. Yalnızca duygusal olarak ‘beni’ değil, edebiyat içinde yol almaya çalışan bir ‘yazar’ olarak da ‘beni’ çok etkileyen bir roman.” Kitapta, yıllar sonra karşılaşan bir kadın ile erkeğin, ‘toplumsal - politik’ tezlerinden dolayı hayal kırıklığı yaşamış ve intihar etmeyi düşünen arkadaşlarının peşinden gitmeleriyle gelişen olaylar anlatılıyor.

Tags:

Comments Yorum yok »

”Çağdaşlaşma, aydınlanma, kültür olumlu değerleriydi yakın tarihimizin. Hiç olmazsa öyle gösterilmesi gereğine inanılırdı. Değişme tam ne zaman oldu, kestiremiyorum. Ama nicedir değerden düştü bu kavramlar; aydının saygın bir yeri yok artık toplumumuzda.”

Füsun Akatlı, yazın alanımızda gündemden hiç düşmemiş olan sorunsalları çözümlüyor. Belli bir zamana, döneme, kültüre bağlı olmayan ama varolduğunu bildiğimiz sorunlar. Özne-insanla nesne-insan arasındaki gerilimin anlatıldığı kitapta yer alan denemeler ‘zamansız’ yazılar. Dünya Kitapları son dönemde birbirinden iyi pek çok kitap yayımladı. Tanıtımı hazırlarken hangi kitabı seçeceğimize güçlükle karar verdik.

Comments Yorum yok »

Parlak bir hikaye anlatıcısı ve zamanının eşsiz şairlerinden olan Oscar Wilde, aristokrasi ve burjuvaziyi alaya aldığı salon komedyalarıyla tanındı. Kitapta Oscar Wilde ile ilgili yer alan giriş yazısında William Tarpening imzalı hoş bir ifade var: ”Sıcak ve soğuk renklerin ressamı cezp etmesi gibi, Wilde da yaşamın iyi ve kötü unsurları arasındaki çelişkiden büyüleniyordu.

Eğer bu hayattan başka bir hayat varsa bir dahaki sefere ruhu olmayan, ama çok güzel bir çiçek olarak doğacağı düşüncesinden ziyade güzellikle kendinden geçerdi.” Yazarın ”Mutlu Prens” isimli kitabı, onun dünyasına ilişkin önemli ipuçları sunan bir kitap.

Tags: ,

Comments Yorum yok »

Teolojik ve sosyolojik açıdan bir hiciv olarak da okunabilecek olan bu roman, yazarın ünlü ve klasikleşmiş romanı ”Cesur Yeni Dünya”da olduğu gibi gelecekte kurgulanmış.

3. Dünya Savaşı, dünyanın hemen her tarafını yıkıma uğratmış ve radyasyona boğmuştur. Yıkımdan etkilenmeyen bir grup bilim adamı, inceleme yapmak üzere Kaliforniya’ya bir gezi düzenlerler ancak aralarından bir bilim adamı bölgede yaşayanlarca tutsak alınır. Bu insanlar, kendilerine kötülüğü ve Şeytanı yücelten yeni bir inanç sistemi kurmuşlarıdır.

Tags:

Comments Yorum yok »