“Evrim Teorisi” Kategorisi İçin Arşiv


Evrimcilerin “ilkel insan” olarak göstermeye çalıştıkları Homo erectus, gerçekte kayıp bir insan ırkıdır. Homo erectus ile bizim aramızdaki farklar, sadece ırksal farklılıklardır.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Evrimcilerin canlıların kökeni hakkındaki diğer iddiaları gibi, insanın kökeni hakkında ortaya attıkları senaryo da bilimsel yönden temelsizdir. Bulgular, “insanın evrimi”nin sadece bir masal olduğunu göstermektedir.

Darwin, insanlarla maymunların ortak bir atadan geldikleri iddiasını, 1871 yılında yayınlanan İnsanın Türeyişi (Descent of Man) adlı kitabında öne sürmüştü. O zamandan bu yana da Darwin’in yolunu izleyenler bu iddiayı destekleme yarışına giriştiler. Ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen, başta fosiller alanında olmak üzere, “insanın evrimi” iddiası hiçbir somut bilimsel bulgu ile desteklenemedi.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

 

100 milyon yıllık amber içindeki karınca fosili. Günümüzdeki karıncalardan farksız.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Bir zamanlar “evrimin büyük delili” olarak gösterilen atın evrimi senaryosu, günümüzde evrimci kaynaklar tarafından dahi reddediliyor.

Yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında, atın sözde evrimine ait olduğu öne sürülen hayali bir sıralama gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun geçersizliğini açıkça kabul eder.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Memeli canlılar da, evrimin iddialarının aksine yeryüzünde bir anda, hiçbir ataları olmadan ortaya çıkmıştır. Dahası, evrimciler farklı memeli gruplarının kökenine de açıklama getirememektedir.

Evrim teorisi, buraya dek incelediğimiz gibi, denizden evrimleşerek çıkan hayali birtakım canlıların sürüngenlere dönüştüğünü, kuşların da sürüngenlerin evrimleşmesiyle oluştuğunu iddia etmektedir. Aynı senaryoya göre sürüngenlerin yalnızca kuşların değil, aynı zamanda memelilerin de atası olması gerekir. Oysa vücutları pullarla kaplı, soğukkanlı ve yumurtlayarak çoğalan sürüngenler ile, vücutları tüylü, sıcakkanlı ve doğurarak çoğalan memeliler arasında çok büyük yapısal uçurumlar vardır.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Son derece karmaşık bir tasarıma ve aerodinamik özelliklere sahip olan tüyler, sadece kuşlara özgüdür. Kuş tüylerinin sürüngen pullarından evrimleştiği iddiası ise tümüyle temelsizdir.

Sürüngenlerin vücutları pullarla, kuşların vücutları ise tüylerle kaplıdır. Evrimciler sürüngenleri kuşların atası saydıkları için, ister istemez kuş tüylerinin de sürüngen pullarından evrimleştiğini öne sürmek zorunda kalırlar. Oysa pullar ile tüyler arasında hiçbir benzerlik yoktur.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Evrimciler “kuşlar dinozorlardan evrimleşti” şeklindeki iddialarına yegane delil olarak Archæopteryx fosilini gösterirler. Oysa son bulgular bu canlının sadece soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunu gösteriyor.

Evrimci çevrelerin öne sürebildikleri en önemli ara-geçiş formu adayı, Archæopteryx isimli 150 milyon yıllık fosil kuştur. Evrimciler, bu fosil kuşun iyi uçamayan yarı-dinozor bir canlı olduğunu iddia ederler.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Evrimciler, kuşların sürüngenlerden evrimleştiği iddiasındadır. Oysa bu iki canlı grubunun yapılarını incelediğimizde, bu iddianın tümüyle bilim dışı olduğunu görürüz.

Evrimciler, kuşların küçük yapılı sürüngen dinozorlardan türediklerini iddia ederler. Oysa kuşlar ve sürüngenler arasında yapılacak bir karşılaştırma, bu canlı sınıflarının birbirlerinden çok farklı olduğunu ve aralarında asla bir evrim gerçekleşmiş olamayacağını gösterir. Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Evrim teorisi sürüngenlerin de kökenini açıklayamaz. Bu kendilerine özgü canlılar, arkalarında hiçbir evrim süreci bulunmadan, ayrı ayrı ortaya çıkmışlardır. Sürüngenlerin fizyolojik özellikleri de sözde ataları amfibiyenlerden çok farklıdır.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »