“Cinsellik” Kategorisi İçin Arşiv


ürkiye’de cinsellikle ilgili tabular yüzünden birçok kadın sağlık sorunları olmasına rağmen doktora başvurmayı ne yazık ki ihmal ediyor. En eğitimli kadınlar bile kendi anatomik yapıları hakkında yeterince bilgi sahibi değiller. Bir çok genç kadın üreme organlarıyla ilgili hastalıkları olmasına rağmen bakire olduğu için jinekolojik muayeneden geçmek istemiyor. 40 yaşını geçen ve bakire olan bir kadın hastanın, zamanında doktora başvurmadığı için durumunun ağırlaştığını, yakınları tarafından acil servisimize getirildiğini görebiliyoruz.

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı görevimizi yürütürken cinsel eğitimsizlikten kaynaklanan değişik sorunlarla karşılaşıyoruz. Bunların başında da kızlık zarı var. Bir çok genç kız evlenmeden jinekolojik muayeneden geçmiyor. Örneğin bazı kızlık zarlarının normalden çok daha kalın olduğunu bilmiyorlar. Evlendikleri gece ise erkek cinsel ilişki kurmak istiyor ama bir türlü bu gerçekleşmiyor. Sonuçta travma nedeniyle kanama söz konusu oluyor ve hastaneye gelmek zorunda kalıyorlar. Bütün bunlar çiftin gelecekteki yaşamını etkileyecek cinsel problemlere neden oluyor.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Erektril distonksiyon, yani ereksiyon güçlüğü önemli bir sağlık sorunudur. Erkeğin penisinin cinsel ilişkiyi sürdürecek sertliği sağlayamaması anlamına gelmektedir. Ancak sorunun önemi yeterince anlaşılamamıştır. Ereksiyon güçlüğü hem sağlık açısından hem de sosyal açıdan ciddi sorunlar yaratmaktadır. Hala erkekler böyle bir sorunla karşılaştıklarında hekime başvurmakta zorlanmaktadırlar ve bu sorun yaşla birlikte artmaktadır.

40-70 yaş arasındaki erkeklerin % 52’sinde hafif orta veya ağır derecede ereksiyon sorunu vardır. Bu rakamlara baktığımızda değişik derecedeki ereksiyon problerinin önümüzde ki 5 yıl içinde dünyada toplam 400 milyon erkeği ilgilendireceğini gözlüyoruz. Türkiye’de bu konuda çok fazla istatistik veri yok. Ancak dünya verilerini dikkate alarak Türkiye’de 5 milyon erkeğin böyle bir sorunu olduğunu varsayabiliriz.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

 
Cinsel aksaklıklar değişebilen çeşitli nedenlerin bir araya gelmesinden doğar.

Psikolojik nedenlerin başlıcaları şunlardır:

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Sağlık “fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma hali” olarak tanımlanır. Bu unsurlardan biririnin aksaması halinde diğerleri de etkilenecek ve yaşamı mutlu bir şekilde sürdürebilmek olanaksız hale gelecektir. Cinsel sağlık özellikle, bu unsurların hepsini geniş bir şekilde kapsar. Cinsellik her toplumda sosyal değerlerin, yargıların ve inançların da etkisi altındadır. Bu nedenle gerek erkeklerimiz gerekse kadınlarımız cinsel sağlıkları ile ilgili bir sorun yaşadıklarında bunu açığa vurmaktan, doktora gitmekten çekinirler. Oysa özellikle toplumumuzda her yaşta kadın ve erkekte bu sorunlar çok yaygın olarak bulunmaktadır.

Cinsel sorunlar nelerdir?
Cinsel sorunlar kadın ya da erkek bir bireyin ya da çiftin sağlıklı ve doyurucu bir cinsel yaşam kurmalarını ve sürdürmelerini engelleyen tıbbi, psikolojik, sosyal ve kültürel tüm sorunları içerir. Bunlar cinsellikle ilgili korku ve kaygılar, utanma, suçluluk ve günahkârlık duyguları, cinsel isteksizlik ve soğukluk, cinsel birleşme kuramama, cinsel birleşme sırasında ağrı yada kasılma, erkeklerde sertleşme güçlüğü, erken boşalma ya da boşalmada güçlülük, kadınlarda uyarılamama ya da orgazm olamama, ayrıca masturbasyon, eşcinsellik vb. Konulardaki çeşitli takıntı ya da korkulardan oluşmaktadır. Ayrıca eşler arası cinsel uyum, anlayış ve yaklaşım farklılıkları ile ilişkiden kaynaklanan çeşitli cinsel sorunları da bunlara eklemek gerekir.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: ,

Comments Yorum yok »

Aşk ve cinsel yakınlık düşünsel,duygusal ve davranışsal boyutlarıyla iki insan arasında bir etkileşimdir. Yakınlık kurmak insanın kendisini,duygu ve düşüncesini ve hatta bedenini,iç dünyasını bir başkasına açmasıdır. İlişkiler ve cinsellik insana sevilmeye değer birisi olduğu duygusunun yaşatır. Bu kadınlığın ve erkekliğin bir açıdan onaylanmasıdır. Düzenli,paylaşımlı,yakın ilişki içinde olmak çoğu insanın,kadın ve erkeğin,istediği bir durumdur. Doğumdan ölüme kadar bir yaşam dürtüsü olarak süren insan cinsel davranışı tek bir biçime uymaz. İnsanlar cinsel dürtü,güç ve tercih ettikleri cinsel anlatım ve doyum açısından farklıdır. Bireyin toplumdaki ilişkileri,yaşam koşulları,içinde bulunduğu kültür ortamı,kadın veya erkek oluşum yaşı,yaşam boyunca cinsel deneyimlerini ne kadar geliştirdiği gibi çeşitli etkenler bu farkları belirler. Tedaviyi üstlenen kişinin bu değişkenleri bilmesi,kendi değer yargılarını karşısındakine yüklememesi açısından önemlidir.

Cinsel yaşamda aksaklıklar birey için haz ve doyum duygusunu kaybetmekten öte bir sıkıntı kaynağıdır. Cinsel sorunlar,insana sevmeme,beğenilmeme,terk edilme korkusu,yalnızlık,kendine güvensizlik,küçük düşme,mahçup olma diğerlerine gore eksiklik gibi duygular yaşatır. Çift,ilişkilerde; sıcaklık,aşk,cinsellik,yakınlık ve korunma gibi duygusal doyum sağlayan gereksinimler maddi doyum kaynaklarından daha fazla risk altındadır. Eskiye gore cinsel sorunlarda azalma veya artma olmadı,ancak insanlar cinselliklerinin önemini daha çok fark etmeye başladı ve çareyi bilimsel yöntemlerde bulmaya çalışıyorlar. Tedavi yöntemlerindeki ilerlemeler hem tedavicilerin,hem de yardım arayanların cesaretini artırmıştır.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: ,

Comments Yorum yok »

Kadın ve erkeğin orgazm sırasında çekilen beyin tomografileri, iki cinsin orgazmı son derece farklı boyutlarda yaşadığını ortaya koyuyor. İlginç olan bir başka nokta da şu: Porno filmlerle gülüp geçtiğimiz çoraplı seks, orgazm oranını yüzde 50’den yüzde 80’e çıkartıyor.

Bundan böyle kadınların orgazm taklidi yapıp yapmadığını bilimsel olarak anlamak mümkün olabilecek. Bilim adamları yüzyıllardır merak edilen bir sorunun cevabını buldular. Orgazm sırasında çekilen beyin tomografisi orgazmın gerçek mi yoksa taklit mi olduğunu gösteriyor. Orgazmın beyinde başlayıp bittiğini kanıtlayan bu ilk orgazm taraması, kadınların orgazm sırasında beyinlerinin tamamiyle bloke olup korku, üzüntü, sevinç gibi duygulara kapandığını açıklıyor.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags: ,

Comments Yorum yok »