“Cinsellik” Kategorisi İçin Arşiv


Frijitlik gibi, cinsel isteğin olmadığı durumlardan şikayet eden çok sayıda kadın vardır. Frijitliğin nedenlerini tam olarak sıralamak mümkün değildir. Tabii bunun yanında, kadınları cinsellikten uzaklaştıran birçok etken olduğu da belirtilebilir. Bu etkenler genellikle kadından kadına değişir. Bazı kadınlar tamamen cinsellikten uzaklaşıp, hiçbir istek duymaz, kimileri ise istek duymalarına rağmen orgazm yaşayamaz. Fakat frijitliğe yol açan ortak nedenler şöyle sıralanabilir:

Toplumsal baskılar cinsel soğukluğa yol açabilir
Cinsel soğukluk yaşayan kadınların neredeyse hepsinde cinselliği benimseyememe, cinselliği kötü bir şey gibi görme sorunu vardır. Böyle kadınlar cinselliğe olumsuz bir gözle bakarlar. Hatta bu kadınlar, kendileriyle birlikte olmak isteyen erkekleri bile düşman gibi görür, onu arzulasalar bile, bunu utanç duyucu bulurlar. Böylece kadın sevişmenin onur kırıcı olduğuna inanırlar. Bu da kendine güven duygusunun azalmasına ve sürekli kontrol mekanizmasının çalıştırılmasına neden olur.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Sertleşme sorunu, yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Nadiren gençlerde rastlansa da, çoğunlukla yaşlanmayla birlikte oluşan çeşitli fiziksel rahatsızlıkların, hastalıkların bir sonucu olarak veya bunların tedavi edilmesi için kullanılan ilaçlar nedeniyle ortaya çıkar. Uzun yıllar, sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik nedenlerden kaynaklandığına inanılmış. Ancak günümüzde birçok araştırmacı, hastaların yüzde 85’ten fazlasında sorunun organik nedenlere bağlı olarak geliştiği ve başarıyla tedavi edilebileceği görüşünde birleşmişler.

Vasküler (damarsal) nedenler
Oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Penise giden kan akımının azalması veya kanın peniste tutulamaması sonucu oluşur. Vasküler nedenler için risk faktörleri sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı ve yüksek kolesterol düzeyidir. Tedavi edilmemiş yüksek tansiyonlu hastaların yüzde 8 - 10’unda sertleşme sorunu geliştiği görülmüş. Damar sertliği (ateroskleroz) özellikle elli yaş üstü erkekler için ciddi bir risk faktörüdür. Arterlerin daralmasına neden olur ve penise giden kan akımı azalır.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Tam kan (kan şekeri, kolesterol, trigliserid, testosteron, bilirubin, albumin, kreatinin ve diğer enzimler) ve idrar tahlili başvurulan ilk basit tetkiklerdir. Çoğu hastada daha ileri tetkik gerekmez. Ancak bazı özel durumlarda ileri test ve tetkikler yapmak gerekebilir. Bunlardan ilki, nörolojik bir test olan bulbokavernöz reflekse bakılmasıdır. Doktor bir parmağını anüse yerleştirir ve diğer eliyle glans penisi sıkar. Normal reflekste anal sfinkter kasılır.

Uyku sırasında penis monitorizasyonu, ereksiyon varlığı ve derecesi hakkında doktora önemli bilgiler verir. Her erkek uyku sırasında normalde üç - beş kez ereksiyon yaşar. Eğer sorun psikolojik ise, hasta bu ereksiyonları yaşamaya devam eder. Sorun fiziksel ise bu ereksiyonların sıklığı ve derecesi azalır. Bu test doktora, fiziksel ve psikolojik nedenlerin ayrımında yol gösterir.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Sertleşme sorunu, yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Nadiren gençlerde rastlansa da, çoğunlukla yaşlanmayla birlikte oluşan çeşitli fiziksel rahatsızlıkların, hastalıkların bir sonucu olarak veya bunların tedavi edilmesi için kullanılan ilaçlar nedeniyle ortaya çıkar. Uzun yıllar, sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik nedenlerden kaynaklandığına inanılmış. Ancak günümüzde birçok araştırmacı, hastaların yüzde 85’ten fazlasında sorunun organik nedenlere bağlı olarak geliştiği ve başarıyla tedavi edilebileceği görüşünde birleşmişler.

Vasküler (damarsal) nedenler
Oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Penise giden kan akımının azalması veya kanın peniste tutulamaması sonucu oluşur. Vasküler nedenler için risk faktörleri sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı ve yüksek kolesterol düzeyidir. Tedavi edilmemiş yüksek tansiyonlu hastaların yüzde 8 - 10’unda sertleşme sorunu geliştiği görülmüş. Damar sertliği (ateroskleroz) özellikle elli yaş üstü erkekler için ciddi bir risk faktörüdür. Arterlerin daralmasına neden olur ve penise giden kan akımı azalır.

Sayfanın Devamını Oku »

Tags:

Comments Yorum yok »

Sertleşme sorunu veya hekimlerin tercih ettiği deyişle “erektil disfonksiyon”, yaşam boyu her on erkekten en az birini etkileyen yaygın bir problemdir. Cinsellik, insan hayatında biyolojik olarak üreme fonksiyonunun çok ötesinde, kilit bir öneme sahiptir. Bu nedenle, cinsellikle ilgili yaşanan sorunlar sosyal ilişkileri oldukça olumsuz yönde etkiler. Burada, sertleşme sorununun nedenleri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında merak edilen bazı sorulara cevap bulacaksınız.

Sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) nedir?
Sertleşme sorunu, yeterli bir cinsel performans için gerekli ereksiyonu (penis sertleşmesini) başlatamama, sağlayamama veya sürdürememe durumudur. Sertleşme sorunu cinsel isteksizlik veya boşalma sorunlarından farklıdır. Ve erken boşalma veya kısırlıkla (infertilite) karıştırılmamalıdır.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Acıbadem Sağlık Grubu Cinsel İşlev bozuklukları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek, Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlığı “Fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak iyi olma hali” olarak tanımlandığını belirterek, “Düşünüldüğü zaman bu basit tanım bireyler olarak bizlerin iyi olma halimizin karmaşasını ve bir tarafımız aksak olduğunda diğer yanlarımızın da iyi olamayacağını çok net bir şekilde anlatmaktadır. İnsan olarak sağlığımızın her üç kısmını da bozan en önemli sorunlardan birisi de cinsel sağlık sorunlarımızdır” diyor. Prof. Dr. Ferruh Şimşek, şöyle devam ediyor; “Cinsellik tüm yaşayan canlılar gibi biz insanların da en temel dürtülerinden biridir. Çünkü türümüzün devamı ürememize bağlıdır. Üremenin de sağlanabilmesi için cinsellik vazgeçilemeyecek bir gereksinim ve haz öğesi olarak sunulmuştur. Tüm insanların, kadın ve erkeklerin sunulan bu büyük niteliği sorunsuz ve doyasıya yaşama hakkı vardır. Cinselliği yaşayamayan cinsel doyumu aksayan bir birey belki ölmez, ancak, bir süre sonra ruhsal sağlığı bozulur. Bu bozukluk kaçınılmaz olarak önce en yakınındaki eşini, partnerini etkiler, ardından halka daha da genişleyerek aile bireylerini ve tüm sosyal yaşamını etkiler.

Bugün evliliklerin sürdürülememesindeki ana neden cinsel uyumsuzluktur. Ancak hep gizli kalmaktadır. Çünkü cinsellik sadece bedensel ve bireysel bir işlev olarak algılanmamaktadır. Toplumlarda değişik ölçülerde bin yıllar içinde değişen ve yerleşen kurallar içinde de çerçevesi çizilmektedir. Bu durum; sorunu, yaklaşımları ve çözümlerini daha karmaşık bir hale getirmektedir. Bugün için cinselliğe tek bir kişinin, erkeğin ya da kadının sorunu olarak yaklaşmamak gerekir. Kadın veya erkeğin birisinde sorun olduğunda her ikisinin de birlikte çözüme eğilmesi gerekir. Çağdaş tıp yaklaşımları sorunun daha başarıyla çözümlenebilmesi için bunu gerektirmektedir. Bu nedenle de cinsel sağlık sorunlarına eğilecek ve onlara çözüm arayacak bir ekip gereklidir.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Vajinizm, dölyolunun giriş kısmından itibaren 1/3’ lük kısmını çevreleyen adalelerin istemsiz olarak kasılması veya spazmıdır. Bu kasılma dölyolunun giriş bölgesinin kapanmasına yol açar. Böylece cinsel birleşme engellenmiş olur. Bu bulgu kadında her yaşta görülebilir. Vajinizm, cinsel birleşmeye karşı adeta önleyici refleks olarak görülür.

Vajinizm yaşayan kişiler pek hekime başvurmazlar. Vajinizm yurtdışındaki izlenimlere göre; örneğin, Amerikalılar’da daha önceki cinsel birleşmede yaşanan herhangi bir fiziksel acıya karşı kadının bedensel tepkisi olarak görülür.

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Bazı insanlar gençlik yıllarından itibaren cinsellikten söz etmekten bile kaçınırlar. Cinselliği içeren konulardan rahatsızlık duyarlar, dolayısıyla mastürbasyon yapmak onlar için son derece itici, hatta kaygı vericidir. Kimileriyse cinsellikle ilgili duygularını bastırmayı tercih ederken kimileri cinselliğin zevk vermekten çok uzak bir şey olduğunu düşünür. Bir grup da cinsel performanslarının yeterince iyi olmadığını düşünür ki bu orgazm problemlerine yol açar. Bir de geçmişte yaşanılan cinsellikle ilgili problemlerini yenmelerine rağmen seks sırasında sadece orgazma odaklananlar vardır. Aslında orgazmın takıntıya dönüştürülmesi sorunun kendisini oluşturur. Partneri memnun etme çabasının da takıntıya dönüştürülmesi sorunların artmasına yol açar.

Birçok erkek kadınların ilişki sırasında birkaç kez orgazma ulaştığını ya da ulaşması gerektiğini düşünür. Oysa sanılanın aksine kadınlar ilişkiden orgazma ulaşmadan da zevk alabilirler. Kadınların orgazma ulaşamamasının sebebi partneri tarafından ilişki öncesinde uyarılmaması ya da yeterli düzeyde ön sevişme olmamasına bağlı olabilir. Bunun bir başka sebebi de çiftler arasındaki diyalog eksikliğidir. Orgazmla ilgili sorunun çözülmesi için çiftlerin birbirlerinin nelerden zevk aldığını keşfetmeleri, değişik pozisyonlar deneyerek rutin cinsel yaşamlarını renklendirmeleri gerekmektedir

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »

Bazı insanlar gençlik yıllarından itibaren cinsellikten söz etmekten bile kaçınırlar. Cinselliği içeren konulardan rahatsızlık duyarlar, dolayısıyla mastürbasyon yapmak onlar için son derece itici, hatta kaygı vericidir. Kimileriyse cinsellikle ilgili duygularını bastırmayı tercih ederken kimileri cinselliğin zevk vermekten çok uzak bir şey olduğunu düşünür. Bir grup da cinsel performanslarının yeterince iyi olmadığını düşünür ki bu orgazm problemlerine yol açar. Bir de geçmişte yaşanılan cinsellikle ilgili problemlerini yenmelerine rağmen seks sırasında sadece orgazma odaklananlar vardır. Aslında orgazmın takıntıya dönüştürülmesi sorunun kendisini oluşturur. Partneri memnun etme çabasının da takıntıya dönüştürülmesi sorunların artmasına yol açar.

Birçok erkek kadınların ilişki sırasında birkaç kez orgazma ulaştığını ya da ulaşması gerektiğini düşünür. Oysa sanılanın aksine kadınlar ilişkiden orgazma ulaşmadan da zevk alabilirler. Kadınların orgazma ulaşamamasının sebebi partneri tarafından ilişki öncesinde uyarılmaması ya da yeterli düzeyde ön sevişme olmamasına bağlı olabilir. Bunun bir başka sebebi de çiftler arasındaki diyalog eksikliğidir. Orgazmla ilgili sorunun çözülmesi için çiftlerin birbirlerinin nelerden zevk aldığını keşfetmeleri, değişik pozisyonlar deneyerek rutin cinsel yaşamlarını renklendirmeleri gerekmektedir

Sayfanın Devamını Oku »

Comments Yorum yok »